AROMATERAPİ

Aromatik bitkilerden damıtma ve sıkma gibi yöntemlerle elde edilen uçucu yağların fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıkların iyileştirilmesi ve tedavisinde kontrollü olarak kullanımıdır. Tamamlayıcı tıp anlayışı içinde önemli bir yere sahiptir. Aromaterapide kullanılan moleküller tamamen doğaldır. Sadece doğru dozlarda, doğru uygulama şekliyle ve uygun sıcaklıkta etkilerini göstermektedir.

TARİHÇESİ

Distilasyon ile uçucu yağların elde edilmesini 10.yüzyılda İranlılar keşfetmiştir. Böyle düşünüldüğünde aromaterapinin tarihinin bin yıl öncesine dayandığı söylenebilir. Ama insanoğlunun bugünden 60,000 yıl öncesinde bile aromatik bitkilerden faydalandığını bilinmektedir. 1975’de arkeolojik bir kazı sırasında; Civanperçemi, Peygamber çiçeği, Üzüm sümbülü, Ebegümeci ve diğer bazı bitkiler Neandertal iskeletlerinin fosillerinin yanında bulunmuştur.

Keşiflerle Avrupa’ya gelen bitkisel kokulu maddelerin de etkisiyle, 16.yüzyıldan itibaren Batı Avrupa’da parfümeride önemli gelişmeler olmuştur. İngiltere’de 19.Yüzyıl ortalarına kadar kekik, lavanta uçucu yağlarının hijyen sağlamak amacıyla hastanelerde kullanılmış olduğu kayıtlıdır.

Günümüzde dünyaya baktığımızda; Uluslararası Profesyonel Aromaterapistler Federasyonu (IFPA), NAHA-Uluslararası Aromaterapistler (IFA) ve Uluslararası Aromaterapistler Birliği (AIA) gibi kuruluşlar, bu alandaki eğitim ve araştırmaların yapılmasından uçucu yağların üretimine, elde edilişinden kullanım alanlarına kadar ilgili standartların düzenlenmesinde öne çıkan otoritelerdir.

UÇUCU YAĞ NEDİR?

Uçucu yağlar, aromatik bitkilerin yaprak, çiçek, kök, kabuk, reçine, odun veya rizom (yumru) gibi organlarında ve özel hücrelerinde salgılanır ve depolanır. Açık bırakıldığında uçucu özelliğe sahip kompleks maddelerdir. Su buharıyla sürüklenme özelliğine sahip olup genellikle terpen veya fenilpropanoid yapısındadır ve bitkilerde çoğunlukla % 0.5-4 oranında bulunurlar

UYGULAMA YÖNTEMLERİ NELERDİR ?

Topikal (Cilt Üzerine) Uygulama

Cildimiz çok katmanlı yapısıyla vücudumuzdaki en büyük organdır. Vücudumuzu kimyasal ve fiziksel olarak dış etkenlerden korur. Esansiyel yağlar yapıları gereği ciltten hızlıca emilirler. Burada esansiyel yağların ve kullanılacak bazın seçimi kişinin ihtiyaç ve beklentisine göre değişiklik gösterir.

Cilt üzerine krem, losyon veya merhemler ile sürme, kompres, banyo olabilir. Ayrıca dokunma veya masaj teknikleri de uygulanabilir. Cilt üzerinden sürme veya masaj ile yapılan uygulamalarda yağların sadece emilmesinden değil kokunun etki mekanizmasından da faydalanılır. Özellikle bölgesel rahatsızlıklarda, rahatlama ve kozmetik amaçlı uygulamalarda bu yöntem tercih edilir.

İnhalasyon (koklama) ile Uygulama

Kokular, çağlar boyunca ruhsal bağlantı kurmak ve bu bağlantıyı kuvvetlendirmek için kullanılan en önemli aracılardan biri olmuştur. Aromaterapi denildiğinde ilk akla gelen güzel bir kokunun koklanmasıdır. Aromaterapi sadece güzel kokudan ibaret değildir ama kokunun etkisinden çok faydalanır. İnhalasyon esansiyel yağların vücuda en hızlı absorbe edildiği yöntemdir. Esansiyel yağları kokladığımızda koku bileşenleri çok hızlı bir şekilde hem akciğerlere hem de beyne gider.


Gripte ve sinüzitte inhalasyon yöntemi en fazla tercih edilen yoldur. Direkt şişeden koklama veya mendil üzerine damlatılarak koklama kullanılabilecek diğer yöntemlerdir. İnhalasyon ile daha rahat nefes alıp verme sağlanabilir ve uyku düzenlenebilir. Yapılan araştırmalara göre beynin koku ile ilgili bilgi alan iki bölümü vardır: Serebral korteks ve limbik sistem. Bu bölümler bizim, bilinç, muhakeme, doğrulama ve hafıza süreçlerimiz ile birlikte duygu veya dürtü olarak bilinen içgüdüsel davranışlarımızı kontrol eder. Kokular, duygusal hafıza ve öğrenmede önemli rol oynarlar.

Buhar inhalasyonu: İçi sıcak su dolu bir kaba uçucu yağ ekleyip baş üzerine havlu koyarak nefes alınıp verilir. Halk arasında buğu olarak bilinen bir yoldur. Daha çok soğuk algınlığında kullanılır. Uçucu yağ burun yolu ile alınıp akciğerlere kadar ulaşır. Diffuser: Uçucu yağlar buhar makinası içine konulur. Buhar içindeki uçucu yağ ortama dağılır. Hava temizlenir ve nasal pasajlar açılır.

Oral (Ağızdan) Uygulama

Esansiyel yağların ağızdan kullanımı, modern ilaçların keşfinden önceki dönemlere kadar uzanır. Tarçın, karanfil, nane, sandal ağacı, ökaliptus sıkça kullanılanlar arasında listelenmiştir. Ağızdan uygulamalar, bazı enfeksiyonlarda ve sindirim rahatsızlıklarında etkin bir şekilde kullanılır. Yapılan çalışmalarda uyku düzensizlikler, endişe durumlarındaki yararlarından bahsedilmektedir. Bazı esansiyel yağlar, tıbbi çaylar ile (dekoksiyon, infüzyon, maserasyon), uygun bir çözücü (bal gibi) içerisinde veya jel kapsüller ile verilmektedir. Uçucu yağların oral kullanımında doktora ve eczacıya danışılmalıdır.

AROMATERAPİNİN UYGULAMA ALANLARI

Aromaterapi temel olarak üç dala ayrılır.


Estetik Aromaterapi (Güzellik ve bakım amaçlı)
Doğal kokular ile üretilen parfümler, cilt ve vücut ürünleri, kişisel bakım ürünleri, ortam kokulandırmaları bu grupta yer alır.

Klinik Aromaterapi
Klinik aromaterapi, spesifik olarak bir klinik semptomu hedefler ve terapi sonrası çıktıları ölçümler. Gastrointestinal sorunlar, astım, baş ağrısı, yüksek ateş, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, uykusuzluk, yorgunluk, dermatolojik hastalıklar, kadın-doğum rahatsızlıkları gibi durumların tedavisinde antispazmodik, antiviral, antifungal, antibakteriyel ve sedatif etkileri nedeniyle kullanılmaktadır

Holistik Aromaterapi
Kişiyi bedensel, zihinsel ve ruhsal yönleriyle bir bütün olarak ele alır ve değerlendirir.


UYGULAMA ESNASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER!

 

 

1-Kullanılan Uçucu Yağın Kalitesi
Kozmetik veya tedavi amaçlı kullanılan uçucu yağların saflığı, doğallığı ve işleniş biçimi ve katışıksız olması güvenli kullanım için en önemli konuların başında gelir. Herhangi bir uçucu yağ satın alırken yağın mutlaka koyu renk cam şişede olmasına dikkat edilmelidir. Şişenin üstünde Türkçe veya İngilizce bitkinin isminin yanısıra mutlaka bitkinin Latince nomenklatür adının da olması çok çok önemli bir detaydır. Bu sayede yağın sadece nane yağı olduğunu değil hangi nane yağından yapıldığını bilebilir. Örnek olarak çocuklar için kullanımı uygun olan nane yağını (Mentha spicata) uygun olmayan nane yağından (Mentha piperita) ayırt edebilmiş oluruz.

Ayrıca şişenin üstünde son kullanma tarihi/dolum tarihi/seri numaralarından herhangi birinin de olması yine güvenli kullanım açısından önemli bir detaydır. Uçucu yağların pompalı cam damlalıklı şişelerde değil kendi özel menfez azaltıcı damlalıklı kapaklarıyla şişelenmiş olmaları da yine yağların kalitesini direk etkileyen unsurlardan biridir.

2-Kullanılan Yağın Aktif Kimyasal Bileşenleri
Uçucu yağların tedavi edici güçleri ve etkileri içlerindeki bileşenlere göre değişir. Bazı uçucu yağlar cildi tahriş edebilecek bileşenlere sahiptir ve bu tip uçucu yağların seyreltilmeden cilde uygulanılmaması her zaman için en doğru karardır. Örneğin Sitronella uçucu yağı yüksek miktarda Aldehid grubundan sitronelal içerir ve bu gruptaki uçucu yağlar cilde seyreltilmeden uygulandığında cildi tahriş edebilir. Seyreltilerek doğru kullanımı şifa olacakken yanlış uygulaması ile aynı uçucu yağı zararlı bir hale de gelebilir.

Seyreltilmeden kullanımı sakıncalı olan bir başka grup uçucu yağ da fenollerdir. Karanfil uçucu yağı yüksek miktarda öjenol içerir ve bu gruptaki yağlara bir örnektir. Bu bileşenler açısından zengin olan uçucu yağları, cilde uygulamadan önce her zaman seyreltmek gerekmektedir. Bu uçucu yağları diğer uçucu yağlardan daha düşük yoğunlukta seyreltmek daha doğrudur. Bir diğer opsiyon da bu tip yağları cildi onarmasıyla bilinen örneğin Lavanta gibi diğer yağlarla birlikte kullanmaktır.

3-Uygulama Yöntemleri
Uçucu yağlar yoğunlukla buhar soluması, inhilatör tüplerden içe çekilerek veya oda difüzerlerinden ortama yayılarak yani olfaktör sistem yöntemi ile veya deri üzerinden nüfus ettirilerek dermal yöntemlerle kullanılabilirler. Bu yöntemler içinde her zaman en güvenli yöntem soluma/koklama yöntemidir. Uzun süreli doz aşımlarına maruz kalınmadığı sürece oda difüzerlerinin veya koklama tüplerinin bir sağlık riski teşkil etmesi ihtimali çok düşüktür.

Nadiren de olsa bazı uçucu yağların dahili kullanımı da uygun olabilir ancak bu tamamen doktorunuzun onayıyla tercih dilebilecek bir yöntemdir. Kendi kendinize hiç bir uçucu yağı doktorunuz tavsiye etmediği sürece içmeyin, kimseye de içmesini salık vermeyin. Bazı yağlar sadece dermal kullanım için uygundur, örneğin Çay ağacı yağı çok etkili bir anti fungal yağ olması ile bilinir ancak kullanımı deri ve koklama yöntemleri ile sınırlıdır, içildiği taktirde ölümcül sonuçlar doğurabilir.

4-Uygulanacak Doz / Seyreltme
Genelde bütün aromaterapi uygulamalarında uçucu yağların oranı formülün sadece %1 ve %5’i arasındadır ve normal şartlarda bu oran ciddi bir risk teşkil etmez. %5’in üzerine çıkılan yoğunluklarda ise uygulanan uçucu yağa, kullanım sıklığına ve kişinin genel sağlık durumuna göre de bağlı olarak dermal tahriş veya diğer reaksiyonlar baş gösterebilir. İstenmeyen durumlarla karşılaşmamak için uçucu yağları önerilen miktarlardan daha uzun süreli kullanmayın ve aşinası olmadığınız uçucu yağları kullanmadan önce doğru seyrelttiğinizden emin olun.

5-Cildin Genel Durumu
Yaralı, hastalıklı veya iltihaplı cilt genellikle uçucu yağlar için daha geçirgendir ve dermal reaksiyonlara daha duyarlı olabilir. Bu durumda cilt normalden daha fazla yağ emilebilir. Saflığından ve kalitesinden emin olmadığınız uçucu yağları açık yaralı, tahriş olmuş, iltihaplı cilde uygulamayın. Ciltte açık yara, güneş yanığı veya benzer bir hassasiyet varsa hangi yağları ne şekilde kullanabileceğinizi bu işin eğitimini almış bir uzmana danışmadan cilde herhangi bir müdehalede bulunmayın.

6-Kişinin Yaşı ve Genel Sağlık Durumu
Bebekler, küçük çocuklar ve yaşlılar ciltleri de daha hassas olduğu için uçucu yağ kullanımından daha fazla etkilenirler. Duruma göre değişse de bebekler ve çocuklarda güvenli olan seyreltme oranı % 0.5 ile %2.5 oranı arasındadır. Bazı uçucu yağların ise bebeklerde ve çocuklarda kullanımı uygun değildir, kullanılacaksa bile çok düşük oranlarda uzman kontrolünde kullanılmalıdır. Aynı şekilde hamileler ve emzirenler de; bazı uçucu yağların etken maddeleri plasentadan geçebileceği veya süt yoluyla bebeğe geçebileceği için yine belli yağlardan uzak durmalılar. Düzenli ilaç kullananlar, doktor gözetiminde olanlar da uçucu yağların etken maddeleri kullandıkları ilaçlarla etkileşime girebileceği için doktora danışmadan uçucu yağ kürlerine başlamamalıdır.

Ana Menü